Fırat KIZIL / PERDE ARKASI
Tarih 15 Mart 2011’i gösterdiğinde Suriye’de iç savaş patlak verdi. Devrik Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad iktidarına karşı başlayan savaş Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) liderliğindeki grupların Şam’a ilerlemesiyle 8 Aralık 2024’te sona erdi. Peki bu nasıl oldu? 13 yıl iç savaşa direnen Esad, 8 günde nasıl devrildi? Bunun cevabı ise Rusya’nın Esad’a olan desteğini çekmesi, ABD’nin HTŞ’ye yol vermesi ve en önemlisi ise Esad yanlısı silahlı grupların saf değiştirip, HTŞ’ye geçmesi oldu. Bunu hatırlatmamın nedeni ise bugün geldiğimiz noktada da aynı senaryonun yaşanması.
AŞİRETLER SAF DEĞİŞTİRDİ
Şam’ı 8 günde alan Şara, SDG’yi de 24 saatte masaya oturmaya zorladı. Şimdi fotoğrafı biraz geriye saralım. Suriye’de petrol, doğlgaz, elektrik ve su kaynaklarının bulunduğu bölgeyi kontrol eden SDG, ABD ve İsrail’in desteğini aldığını yanılgısına düştü. Rakka, Deyrizor, Tabka gibi bölgelerde iş birliği yaptığı Arap aşiretleriyle güç gösterisinde bulundu. Yapılan hesaplar sahada tam tersine döndü. Önce ABD ve İsrail, Şam yönetimine yol verdi. Kırılma anı ise Arap aşiretlerinin saf değiştirmesi oldu. Şam hükümetinin bu zaferinde kilit bir rol oynayan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın aşiretlerden sorumlu danışmanı Cihad İsa eş-Şeyh ya da Ebu Ahmed Zekkur, aylardır görüşme trafiği yürütüyordu. Aşiretlerle toplantılar yapan Zekkur, aşiretleri Şam yönetiminin yanına çekti. SDG’ye en büyük darbeyi vuran saf değiştiren Arap aşiretleri oldu. Aşiretlerin ayaklanmasıyla SDG, direnmeye bile fırsat bulamadan bir çok bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Öyleki ABD, 17 Ocak saat 19.31’de Fırat’ın doğusunda Rakka’ya yönelen Suriye yönetimine operasyonu durdurun çağrısı bile aşiretleri durduramadı.
KAZANANLAR
Suriye’deki son fotoğrafa baktığımızda kuşkusuz en büyük kazanan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara oldu. Rusya’nın yol vermesiyle Esad’ı devirerek Şam’ı 8 günde alan Şara, SDG’yi de 24 saat dolmadan masaya çekti. Fırat’ın batısını almak için yola çıkan Şara, beklediğinden de kısa süre içerisinde Fırat’ın doğusunda da kontrolü sağlamış oldu. Petrol ve doğalgaz sahalarında kontrolün sağlanmasıyla da Şara’nın ekonomik anlamda da eli güçlendi.
İkinci kazanan ise Türkiye oldu. Terör koridoru engellenirken, güney sınırında terör devleti oluşma senaryosu ise yakın zamanda rafa kaldırmış oldu. Sınır kapıları ve SDG’nin kontrolündeki kentlerin Suriye Devleti’ne geçmesiyle terör örgütü PKK’nın silah ve militan geçişi engellendi. PKK, uzun zamandır güvenli alan olarak gördüğü Suriye’de artık eskisi kadar rahat etmemiş olacak. Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği “üniter Suriye”, “terörden arındırılmış bölge” hedefleri de hayata geçti. Bölünmüş Suriye’nin ortadan kalkmasıyla da Türkiye’deki Suriyelilerin bir bölümünün de dönüşü sağlanmış olacak.
ABD VE İSRAİL, NEDEN KÜRTLERİ SATTI
Suriye’deki son durumda diğer kazananlar ise ABD, İsrail ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi yani Mesut Barzani oldu. ABD, önce Suriye’de İŞİD’i bahane ederek desteklediği SDG ile petrol ve doğalgaz sahalarını kontrol etti. Şimdi ise SDG’yi sattıp, Şara ile anlaşma yaparak petrol ve doğalgazını devlet eliyle almaya devam edecek. Kürtlere destek çıkıyor gibi yapan İsrail ise bu kozu kullanarak Şam yönetimini anlaşmaya zorladı. Şara ve Şam yönetimiyle anlaşarak istediğini alan İsrail, işgal ettiği Suriye topraklarında kalmaya devam edecek. Golan tepelerini kalıcı olarak alan İsrail, SDG kozundan vazgeçerek, Kürtleri satmış oldu. Diğer bir kazanan ise Bölgesel Kürt Yönetimi yani Mesut Barzani oldu. Yıllardır bölgede Kürtlerin tek lideri olma hayalini kuran Barzani, bu nedenle PKK ile çatışma halindeydi. PKK ve SDG’nin gücünün kırılmasıyla Barzani, Kürtlerin tek güçlü lideri konumuna geldi.
KAYBEDENLER
Kaybedenlerin en başında ise SDG yani Suriye’deki Kürtler geliyor. Suriye’de 8 Aralık 2024 devrimi ile tüm dengeler değişirken, SDG’ye ise büyük bir şans doğdu. Şara yönetimi henüz kendisini kanıtlamamışken ve Suriye’de kırılgan bir yapı varken SDG bunu değerlendiremedi. Şam yönetimi ile imzalanan 10 Mart 2024 tarihli mutabakat SDG için tarihi fırsat doğuruyordu. Ancak SDG, Kandil’deki PKK’nın talimatı ve savaşı önceleyen Şahin kanadının karşı çıkmasıyla mutabakata yanaşmayarak en büyük hatasını yaptı. ABD ve İsrail’e güvenen SDG, bu yanlışıyla sadece Fırat’ın batısını değil kontrol ettiği Fırat’ın doğusunu da kaybetti. Hem de 24 saat gibi kısa bir sürede, direnmeden tüm hayallerinde vazgeçmiş oldu. SDG’nin yanı sıra en büyük kayıp yaşayanların başında ise PKK geliyor. PKK, yıllardır güvenli liman olarak gördüğü Suriye’den çekilmek zorunda kaldı. Suriye’de diğer kaybedenler ise İran ve Esad yanlıları oldu. Yeni oluşan Suriye fotoğrafından İran, Esad döneminde kalma tüm gücünü kaybetti. Yeniden bir arayışa giren Esad yanlılarında sığınacağı bir liman kalmadı. Son çare olarak SDG’nin kontrolündeki bölgelere sığınan Esad yanlısı silahlı gruplarda en büyük kaybedenlerden oldu.

Yorumlar kapalı.