Hak İşçi Sendikası Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu” dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında ‘15. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması’ etkinliği düzenledi. Programda İzmir, Van, Gaziantep, Trabzon, Samsun, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye genelinde kadın emekçilerle yapılan ve kadınların mesleki standartlarının ve sorunlarının ele alındığı saha araştırmasının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.
Program çerçevesinde bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Kayıtlı sistemimizde yaklaşık 7 milyon kadın çalışıyor. Bunların sadece 601 bini sendikalara üye. Bu 601 bin yüzde 10’u bile karşılamıyor. Bu yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu. Bu 235 binin üzerine ev işçisine de dahil ettiğimiz zaman 350 bin kadını temsil eden HAK-İŞ’ten bahsediyoruz. Yani Türkiye’deki sendikalı kadın işçilerin yüzde 58’ini HAK-İŞ örgütlemiş durumda. Aynı zamanda Konfederasyonumuzda her üç işçiden birinin kadın işçilerden oluştuğunu da ifade etmek istiyorum. Bu bize büyük bir onur aynı zamanda büyük bir sorumluluk yüklemektedir” açıklamasında bulundu.
HAK-İŞ sendikaların tüzüklerinde, kongrelerinde, yönetmeliklerinde ve hemen hemen bütün çalışmalarda kadınlarla ilgili olan yapılması gereken hususları çalıştıklarını ifade eden Arslan, HAK-İŞ olarak başka bir şey daha yapıyoruz. ILO’nun yüzüncü yılında gerçekleştirdiği bizim içinde çok kıymetli olan C-190 sayılı sözleşmenin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var. Sayın Bakanlıklarımızla beraber hükümetimizle birlikte bu özellikle C-190’nın imzalanması, onaylanması konusunda bütün siyasi partilerimizden, sivil toplum örgütlerinden destek istiyoruz. Çünkü dünyada ilk kez çalışma hayatına girmiş her işçinin haklarını koruyan bir sözleşmeden bahsediyorum. Şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesi iş yerinde şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesinin ülkemiz tarafından onaylanmasını Yine iş yerlerinde taciz ve şiddetin en büyük bedelini kadınlar ödüyor. Ve bu konuda da ciddi şekilde sorunlar yaşandığını görüyoruz. Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada ne yazık ki en çok şiddet ve tacizin muhatabı kadınlar oluyor. O nedenle C-190’nın ülkemiz tarafından onaylanması hususundaki çabamızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Toplu sözleşmelerde de kadın haklarını kayıt altına aldıklarını belirten Arslan, “Konfederasyonumuzda çalışan bir kadın veya bir erkek aile içinde şiddete maruz kalıyorsa çevresinde bir kısım şiddet, tehdit ve benzeri durumlarda karşı karşıya kalmışsa burada çalışması herhangi bir sorun yok ama ailenin içerisinde çevresel etkilerle çalışmasının önü kapatılıyorsa, bu arkadaşımız bize gelip hedef tazminatını ve haklarını alarak iş yerinden ayrılma hakkını getirdik. Başka bir şehre, başka bir yere taşınma konusunda kendisine destek sağlayacağımızı daha sonra işler yoluna girdiği zaman tekrar gelip Konfederasyonumuzda iş başı yapması için de gereken kolaylıkları sağlama hususunda bir çaba sarkıtıyoruz. Yani sadece iş yerinde değil. Aile içerisinde ve çevresel başka faktörlerle şiddete maruz kalan, maruz kalma tehdidi altında bulunan kadın çalışanlarımıza da erkek çalışanlarımıza da aynı imkanı sağlamak gibi bir toplu sözleşmelerimize hüküm koyduk” ifadelerine yer verdi.
