Anıtkabir’e 300 metre mesafede bulunan ve eğitim alanından ibadet alanına çevrilen arazi ile ilgili Mimarlar Odası’nın başvurusuyla başlayan yargı süreci devam ediyor. Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, bilirkişi raporunu hazırlayarak mahkemeye sundu. Raporda planın şehircilik ilkelerine aykırı olduğu belirtildi.
GÖKÇEK DÖNEMİNDE PLAN DEĞİŞTİRİLMİŞTİ
İlk olarak 2016 yılında, Melih Gökçek yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Anıtkabir yerleşkesine 300 metre mesafede bulunan, daha önce eğitim alanı olarak kullanılan alanı ibadet alanına çevirmişti. Yurttaşlar ise buraya inşa edilecek bir caminin Anıtkabir’in siluetini bozacağını savunmuştu. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin başvurusuyla konu yargıya taşınmış ve ilgili imar planı değişikliği mahkemece iptal edilmişti. Aynı değişiklik ABB tarafından 2019 ve 2023 yıllarında, Mustafa Tuna ve Mansur Yavaş dönemlerinde yeniden yapıldı. Yargı, bu 2 kararı da iptal etti.

DÖRDÜNCÜ KEZ PLAN DEĞİŞİKLİĞİ
Toplam 3 iptal kararına karşın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2025’in başında, bu alanı 4. kez ibadet alanına çevirdi. Uygulama yine mahkemeye gitti. Yine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Şimdi, dosyada kritik bir gelişme daha yaşandı. Ankara 3. İdare Mahkemesinin atadığı bilirkişi heyeti, konuya ilişkin uzman raporunu mahkemeye sundu.
“KAMU YARARINA UYGUN DEĞİL”
Raporda, “İmar planı değişikliklerinin ilgili mevzuatta belirtilen analiz ve araştırmalar yapılmadan, ilgili kurumlardan görüşler alınmadan ve planın değişiklik gerekçesini açıklayan nesnel, teknik ve bilimsel veriler ortaya konulmadan hazırlandığı” ifade edildi. O çevrede ibadet alanlarının yeterli olduğu kaydedilirken, ihtiyaçlar dikkate alınmaksızın yapılan bu değişikliğin “Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun düşmediği” değerlendirildi.
TİCARİ BOYUTUNDAN DA BAHSEDİLDİ
Bilirkişi, caminin içerisinde yer alacak sergi ve konferans salonu ile “ticari kullanıma da olanak tanıyan” kitap kafenin boyutlarının imar planı değişikliğinde net olarak belirtilmediğini kaydetti. Rapor, “Sonuç olarak, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan değişikliği işleminin, imar mevzuatının ilgili hükümlerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı görüş ve kanaatlerine varılmıştır” şeklinde son buldu. Mahkemenin bu raporu dikkate alarak davaya ilişkin nihai kararını vermesi bekleniyor.

Yorumlar kapalı.