Doç. Dr. Eda Tokat Şahin
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mesane pilavı diye bir şey gerçekten var mı?

Mesane pilavı diye bir şey gerçekten var mı?

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Hani şu mesaneye pil takıyorlarmış ya… O gerçekten var mı hocam?”

Bu soruyu yıllardır farklı ortamlarda duyuyorum. Muayene odasında, dost sohbetlerinde, bazen de fısıltıyla… İlk anda kulağa biraz bilim kurgu gibi geliyor, kabul edelim. Kalp pili tamam, beyin pili de duyduk ama mesane pili? İşte tam da burada modern tıp devreye giriyor.
Aslında “mesane pili” dediğimiz sistem yeni bir teknoloji değil. Tıptaki adıyla sakral nöromodülasyon, 1997 yılında FDA onayı almış ve yaklaşık 30 yıldır kullanılan bir yöntem. Son yıllarda daha çok konuşulmasının nedeni ise cihazların küçülmesi, MR uyumlu hale gelmesi ve uygulama kolaylığının artması. Yani bu bir şehir efsanesi değil, bilimsel temeli olan bir tedavi.

Bir Pil Değil, Sinirlerle Yeniden İletişim

Bu yöntemin temel mantığı oldukça basittir: Vücudumuzdaki bazı sorunlar, organlardan değil onları yöneten sinirlerden kaynaklanır. Mesane doludur ama beyin yanlış sinyal alır. Bağırsak çalışır ama kontrol bozulur. Sakral nöromodülasyon, bel bölgesindeki S3 sakral sinirine düşük dozda elektrik uyarısı göndererek bu iletişimi yeniden düzenlemeyi amaçlar.
Amaç siniri “şoklamak” değil, sistemi yeniden ayarlamaktır. Bir anlamda vücuda, olması gereken çalışma düzenini hatırlatmaktır. Sistem küçük bir pil, ince bir kablo ve doğru noktaya yerleştirilen bir elektrottan oluşur. Elektrot S3 siniri yakınına, pil ise genellikle kalça üst kısmına cilt altına yerleştirilir. Doğru yerleştirme, tedavinin başarısındaki en kritik faktördür.

Hemen Takılmıyor: Önce Deneme Yapılıyor

Bu tedavide önemli bir aşama vardır: Deneme süreci.
Kimseye doğrudan kalıcı pil takılmaz. Önce geçici bir elektrot yerleştirilir ve sistem birkaç hafta test edilir. Bu süreçte hastanın şikâyetlerinde belirgin bir azalma olup olmadığı değerlendirilir. Genellikle yüzde 50’nin üzerinde iyileşme sağlanırsa uygulama başarılı kabul edilir ve kalıcı pil aşamasına geçilir.
Yani önce vücut bu yönteme nasıl yanıt veriyor, ona bakılır. Sonra karar verilir. Bu da tedavinin güvenilirliğini artıran önemli bir adımdır.

Kimler İçin Uygun, Kimler İçin Değil?

Mesane pili, “biraz sık tuvalete çıkıyorum” diyen herkes için uygun değildir. Daha çok klasik tedavilere yanıt vermemiş, yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulan hastalarda tercih edilir.
Özellikle aşırı aktif mesane, sıkışma tipi idrar kaçırma, idrarını tam boşaltamama, dışkı veya gaz kaçırma, nörolojik nedenli mesane sorunları, kronik pelvik ağrı, interstisyel sistit ve dirençli kabızlık gibi durumlarda etkili bir seçenek olabilir.
Bu hastaların ortak noktası, uzun süredir devam eden ve tedaviye dirençli şikâyetlere sahip olmalarıdır.

Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Bu sorunun cevabı hem bilimsel çalışmalarda hem de klinik deneyimlerde oldukça nettir: Evet.
Aşırı aktif mesanede yüzde 60 ile 90 arasında başarı oranları bildirilmektedir. Nörojenik mesane ve bağırsak sorunlarında da sonuçlar yüz güldürücüdür. Ancak asıl başarı, istatistiklerden çok hastaların hayatında görülür.
Gece bölünmeden uyuyabilmek, dışarı çıkarken tuvalet kaygısı yaşamamak, sosyal hayata rahatça katılabilmek… Asıl kazanım budur. Hastalar yalnızca semptomlardan değil, uzun süredir taşıdıkları psikolojik yükten de kurtulurlar.

Risk Var mı? Elbette Var, Ama…

Tıpta hiçbir işlem sıfır riskle yapılmaz. Mesane pili uygulamasında da bazı riskler mevcuttur. Elektrot kayması, enfeksiyon ya da zamanla revizyon ihtiyacı görülebilir. Yaklaşık yüzde 20–30 oranında ek müdahale gerekebilir. Nadiren cihazın tamamen çıkarılması da gerekebilir.
Ancak hayati riskler son derece düşüktür. Bu nedenle yöntem, günümüzde güvenli ve minimal invaziv bir tedavi olarak kabul edilmektedir.

Küçük Bir Cihaz, Büyük Bir Değişim

Mesane pili, geçici bir moda değildir. Tıbbın, teknolojinin ve nörobilimin birlikte ilerlemesinin doğal bir sonucudur. Doğru hastada, doğru ekip tarafından uygulandığında son derece başarılı sonuçlar verir.

Eğer siz ya da bir yakınınız yıllardır aynı şikâyetlerle uğraşıyor ve “artık yapılacak bir şey yok” deniyorsa, belki de vardır. Belki de küçük bir pil, hayatınızda büyük bir değişimin başlangıcı olabilir.

Önemli olan doğru değerlendirme, doğru zamanlama ve uzman görüşüdür.

 

Mesane pilavı diye bir şey gerçekten var mı?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin