Özkan Saçkan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Özkan Saçkan ile günün kitapları: 5 Nisan 2026

Özkan Saçkan ile günün kitapları: 5 Nisan 2026

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kitapçıların raflarında yer alan
6 kitabı sizler için yorumladım

POLİTİK HAYVAN HİKÂYELERİ: Kitapta yazar, sekiz öykü boyunca farklı yüzlerini ve ilginç boyutlarını dile getirdiği yazma etkinliği kavramının ortaya çıkardığı değişik hikâyeleri anlatıyor.

VAKTİ GELENİN YOLU: Kitap, okuru bir menzile götürmez; onu, zamanın inceldiği bir eşiğin önüne bırakır. Orada ne hız kalır ne yön, ne soru tam sorulur ne cevap bütünüyle görünür.

ABD: ZALİM İMPARATORLUK: Kitap, bu küresel gücün arka planını; hangi motivasyonlarla hareket ettiğini, hangi araçlara ve kaynaklara yaslandığını tarihsel verilerle inceliyor.

GÜZELLİK DİLENCİSİ: Şairin umudunun nabzı, durmadan yankılanan sesini ölümünden neredeyse yüz yıl sonra keşfedecek olanlar için “Biraz Nefes” başlıklı şiirinin son dizelerinde atıyor.

KÜÇÜLME: Bu kitap, ekolojik ekonomi ve toplumsal hareketler üzerinde derin etki yaratmış temel metinlerden biridir.

ETRAFIM PSİKOPATLARLA DOLU: Davranış uzmanı yazar, her renge bürünebilen bu psikopatların farklı karakter tiplerindeki insanları manipüle ederken nasıl taktikler kullandıklarını ortaya seriyor.

İşte o kitaplar;

Sekiz öykü boyunca farklı yüzler ve değişik hikâyeler

SERDAR Rıfat’tan POLİTİK HAYVAN HİKÂYELERİ. Alegorik bir hayvan meseliyle (Ölesiye Varkalım) başlayıp hiper-realist bir başka hayvan hikâyesiyle (Göçmen Kediler Dairesi) son bulan kitapta yazar, sekiz öykü boyunca farklı yüzlerini ve ilginç boyutlarını dile getirdiği yazma etkinliği kavramının ortaya çıkardığı değişik hikâyeleri anlatıyor. Bir başka deyişle, öykülerin ana izleğinin Kitap kavramının ta kendisi olduğu da söylenebilir. Yazar, kimi öyküde toy bir editörün (Bataklık Işıltıları), kiminde tutkulu ve saplantılı genç bir yazarın (Son Ziyaretçi), bir başkasında yazarlıkta dikiş tutturamamış bir yayıncının (SKT ve Ötesi) ya da biri geleneksel ve yerleşik (Sahafın Düş-Düşüncesi) diğeri ise çizgi dışı ve gezgin (Belirsizlik) iki sahafın gözünden yazı-çizi olayının gizlerine bizleri ortak ederken Brautigan Kitaplığı başlıklı öyküsünde olduğu gibi okurları doğrudan doğruya bir sırrı çözmeye de davet ediyor. Yazarın öyküleri birbirinden ilginç kişilerle, gülünç olaylarla, tiye alınmış entelektüel çevrelerle dolu. Ben şahsen, gerçek kitap kurtlarının savunucusu bir kitap kurduyum. Bir başka deyişle metafor, benzetilecek şeyin kendisi var olduğu sürece var olur ancak. Ölesiye Varkalım. 72 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

Kitapta anlatılanlar mekânlar değil, o mekânların insanın içinde bıraktığı izler

HACER Özlem Çiçek’ten VAKTİ GELENİN YOLU. Bu kitap, yolu ağırlaşanlar için yazıldı: duaları gecikenler, kapılarının kapandığını sananlar, rızıkla, sağlıkla, sevdikleriyle imtihan olanlar için. Bazen insan yürür ama ilerleyemez. Şehirler değişir, yollar uzar, duraklar çoğalır; fakat asıl olan, bu yolculukların insanda açtığı hâllerdir. Bu yüzden bu kitapta anlatılanlar mekânlar değil, o mekânların insanın içinde bıraktığı izlerdir. Bazen kalabalıkların içinde bile insan kendini yalnız hisseder. İçi daralır, sebebini bilemez; ama bu bir terk ediliş değildir. Bu hâl, anlayabilenler için insanı kendinden alıp Rabbine yaklaştıran sessiz bir davettir. Allah kulunu yükseltmek istediğinde imtihan eder. O andaki acı, kırmak için değil; olgunlaştırmak içindir. Duanın cevabı gecikebilir; çünkü Allah, hangi işin hangi vakitte kulu için hayırlı olduğunu kulundan daha iyi bilir. İnsan bu hakikati kavradığında, yolun mahiyeti de değişir. Artık mesele hızlanmak ya da ilerlemek değil, olup biteni doğru yerden okuyabilmektir. Bu yol yürüdükçe değil, durdukça fark edilir; konuşmaktan çok susmanın, bilmekten çok razı olmanın içinden geçer. Kitap, okuru bir menzile götürmez; onu, zamanın inceldiği bir eşiğin önüne bırakır. Orada ne hız kalır ne yön; ne soru tam sorulur ne cevap bütünüyle görünür. Çünkü bu yol, adımlarla değil, razı oluşla açılır. Bazıları geçer, bazıları bekler; ama vakti gelen çağrıyı tanır. O çağrı sessizdir, içten gelir ve vakti geldi mi insan bilir ki, artık yol dışarıda değil, içeridedir. Eğer hâlâ kapının önündeysen, çok şanslısın… Kapı açılı. Sen yeter ki varmayı bil. Ne zaman açılır, bilmem. Yeter ki o kapıda durmayı bil. 216 SAYFA.
(A7 KİTAP)

Dünyadaki savaşların arkasındaki güç! ABD…

DANİELE Ganser’den ABD: ZALİM İMPARATORLUK. “Barış yanlısıymış edasıyla göz boyayan, masum cümlelerle savaşları kınayan, iki yüzlü bir imparatorluk! Dünyadaki savaşların arkasındaki güç! ABD…” Amerika Birleşik Devletleri, dünya olayları üzerinde en güçlü istikrarsızlaştırıcı etkiye sahip ülke. İşte tam da bu nedenle dünya barışı için en büyük tehdidi oluşturuyor. Bugün dünya genelinde yaşanmakta olan hiçbir kaos tesadüf değil. Savaşlar, ekonomik buhranlar, zenginlik, fakirlik, lüks, sefalet, …vs. 1945’ten bu yana hiçbir ülke ABD kadar çok ülkeyi bombalamadı, iç işlerine karışmadı, bu kadar çok hükümeti devirmedi. Dünyadaki en fazla askeri üsse sahip, en çok silah ihraç eden ve en yüksek savunma bütçesini yöneten ülke de yine ABD. Bu kitabı bitirdikten sonra okur ister istemez şunu düşünüyor: Bu sömürü düzeni ve silah üreticileri dünyada var olmaya devam ettikleri sürece, bu “oyun kurucu” daha pek çok manipülasyonunu, masummuş ve barış yanlısıymış edasıyla, yine farklı ülkeler üzerinden sahnelemeye devam edecek. Kitap, bu küresel gücün arka planını; hangi motivasyonlarla hareket ettiğini, hangi araçlara ve kaynaklara yaslandığını tarihsel verilerle inceliyor. Yazar; “özgürlük”, “demokrasi” ve “insan hakları” söylemlerini sorgularken, okuru modern dünya düzenine farklı bir açıdan bakmaya davet ediyor. 424 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

“Bir kayıt verisi olamaz arzuyu beslerken yüreklerimiz”

ATTİLA Jozsef’ten GÜZELLİK DİLENCİSİ- Seçme Şiirler. Günümüzde artık bir tür performansa dönüşmüş bulunan şiirin geçen yüzyıldaki en gümrah evlatlarından yazar, “İyiydi, şen şakraktı, ama yok saydılar mı/doğru bildiklerini, orda belki dikbaşlı.” dizeleriyle tanıttığı Özgüvarlığının bedelini trajik bir yaşam ve ölümle ödedi; ancak müesses kötülük nizamıyla mücadelesinin semeresi olan alışılmadık yoğunluk ve özgünlükteki şiiri hâlâ dipdiri. Tıpkı Hölderlin gibi uçurumun kenarında, hatta Lenz misali “ellerinin üstünde yürümeye” çalışarak en parıltılı ve yürek parçalayıcı şiirlerini yazarken bir yük treni altında tükenen son nefesine kadar özgürlük, sevgi, akıl ve insanca yaşam uğruna haykıran yazarın trajedisi, aslında gizli bir zaferi muştuluyor hepimize. Şairin umudunun nabzı, durmadan yankılanan sesini ölümünden neredeyse yüz yıl sonra keşfedecek olanlar için “Biraz Nefes” başlıklı şiirinin son dizelerinde atıyor: Büyüdüm artık. Birikiyor gitgide dişlerimde yabancı maddeler, ölümün kalbime çöreklenmesi gibi. Ama haklarım var hâlâ ne ruh ne de balçığım henüz gerçi postum da pek öyle kıymetli değil ki tek laf etmeden vakarla katlanayım, özgür olmayışıma! Hükümdarım içimden hükmeder bana! Hayvan değil insanız – düşünen canız biz! Bir kayıt verisi olamaz arzuyu beslerken yüreklerimiz. Gel ey özgürlük! Yeni bir düzen doğur bana, doğru sözle eğit ve bırak oynasın senin bu güzel, ağırbaşlı evladın! 264 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

Yerel ve dayanışmacı ekonomilere yönelmek, tüketimi yeniden düzenlemek

SERGE Latouche’den KÜÇÜLME- Kılavuz. Küresel ekonomi büyümeye mahkûm mu? Tüketim toplumundan çıkış mümkün mü? Fransız ekonomist yazar, kalkınma ve büyüme kavramlarını ekolojik ve toplumsal açıdan tartışmaya açıyor. Modern ekonominin refah getirmek yerine ekolojik ve toplumsal çöküşü hızlandırdığını öne sürüyor. Yerel ve dayanışmacı ekonomilere yönelmek, üretimi ve tüketimi yeniden düzenlemek, Latouche’un önerdiği çözümler arasında. Ancak küçülme yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda politik ve toplumsal bir dönüşüm projesidir. Sınırsız üretim ve tüketim çılgınlığını terk etmek, ekolojik sınırları kabul eden yeni bir yaşam biçimi inşa etmek mümkündür. İklim krizi ve sürdürülemez kalkınma politikaları, yazarın yıllar önce tartışmaya açtığı küçülme fikrini her zamankinden daha güncel hale getiriyor. Bu kitap, ekolojik ekonomi ve toplumsal hareketler üzerinde derin etki yaratmış temel metinlerden biridir. 128 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

Sıradan ilişkilerdeki manipülasyon ve tesir unsurları

THOMAS Erikson’dan ETRAFIM PSİKOPATLARLA DOLU- İŞTE HAYATTA MANİPÜLASYON VE İSTİSMARDAN KORUNMANIN YOLLARI. Akılçelici veya gönülçelici biri mi? Ya da davranışlarıyla bir türlü başa çıkamadığınız biri mi? Aman dikkat! Dışarıdan “normal” görünse de potansiyel bir psikopatla karşı karşıya olabilirsiniz. Ama ekranlarda gördüğünüz seri katilleri, canileri ve sapkınları unutun! Gerçek psikopatlar aramızda: Günbegün birlikte yaşadığımız ve çeşitli gizli taktiklerle bizi etkisine alan, kontrol eden ve akıl almaz durumlar içinde bırakan o sınıflandırması zor kişiler… Yine dört renk kişilik sistemini kullanan davranış uzmanı yazar, her renge bürünebilen bu psikopatların farklı karakter tiplerindeki insanları manipüle ederken nasıl taktikler kullandıklarını ortaya seriyor. İşte bu kitapta yer alan, toplumsal hayattan, işyerinden, aile ortamından, yakın ilişkilerden yaşanmış örnekler sayesinde, aynı zamanda sıradan ilişkilerdeki manipülasyon ve tesir unsurlarını görmeyi öğreneceğiz. Bu tür davranışlardan korunmamızı ve toksik ilişkilerden kurtulmamızı sağlayabilecek pratik yöntemleri de öğrenerek daha sağlıklı ilişkilere doğru yol alabileceğiz. 264 SAYFA.

(KORİDOR YAYINCILIK)

Özkan Saçkan ile günün kitapları: 5 Nisan 2026
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin