Prof. Dr. Zeki Can
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Meme küçültme ameliyatı ve meme kanseri riski: Gerçekler ne söylüyor?

Meme küçültme ameliyatı ve meme kanseri riski: Gerçekler ne söylüyor?

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Meme küçültme ameliyatı, tıptaki adıyla redüksiyon mammaplasti, yalnızca estetik bir girişim değildir. Büyük ve günlük yaşam konforunu azaltan memelerde hem fiziksel rahatlama hem de psikolojik iyilik hali sağlamak amacıyla yapılan fonksiyonel bir cerrahidir. Boyun ve sırt ağrıları, duruş bozukluğu, cilt tahrişleri ve hareket kısıtlılığı gibi sorunlar yaşayan birçok kadın için bu ameliyat yaşam kalitesini ciddi şekilde artırır.

Ancak hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri şudur:
“Bu ameliyat ileride meme kanseri riskimi artırır mı ya da azaltır mı?”

Bu soruya yanıt verirken bilimsel verileri ve kanserin oluşum mekanizmalarını birlikte değerlendirmek gerekir.

Meme Küçültme Ameliyatı Kanser Riskini Artırır mı?

Mevcut bilimsel literatür, meme küçültme ameliyatının meme kanseri riskini artırmadığını göstermektedir. Cerrahi sırasında meme dokusunun bir kısmı çıkarılır; ancak bu işlem kanser gelişimine yol açan biyolojik bir süreci tetiklemez. Yani ameliyatın kendisinin kanser oluşturucu bir etkisi olduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

Bu nedenle güvenle söyleyebiliriz ki, meme küçültme ameliyatı kanser açısından risk artırıcı bir girişim değildir.

Peki Kanser Riskini Azaltır mı?

İlginç olan şu ki, bazı çalışmalarda meme küçültme ameliyatı geçiren kadınlarda meme kanseri görülme oranının genel nüfusa göre bir miktar daha düşük olduğu bildirilmiştir. Bunun birkaç olası nedeni vardır.

Birincisi, meme dokusunun hacmi azalır. Kanser gelişme potansiyeli olan süt üreten bez dokusu miktarı azaldıkça teorik olarak risk de bir miktar düşebilir.

İkincisi, ameliyat sırasında çıkarılan tüm dokular patolojik incelemeye gönderilir. Bu sayede atipik hiperplazi gibi kanser gelişme riski yüksek lezyonlar henüz kansere dönüşmeden saptanabilir ve tamamen çıkarılmış olur.

Üçüncüsü, yoğun meme dokusu meme kanseri için bilinen bir risk faktörüdür. Doku hacmi azaldığında yoğunluk da göreceli olarak azalabilir.

Ancak burada altını özellikle çizmek gerekir:
Bu risk azalması, koruyucu (profilaktik) mastektomi ile sağlanan düzeyde değildir. Meme küçültme ameliyatı, yüksek riskli hastalarda uygulanan risk azaltıcı cerrahilerle aynı kategoride değerlendirilmez.

Tarama ve Görüntüleme Üzerindeki Etkisi

Meme küçültme sonrası memenin anatomisi değişir. Skar dokusu ve yağ nekrozu alanları oluşabilir. Bu durum mamografi ve ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinde bazı farklı görünümlere neden olabilir.

Özellikle ameliyat sonrası erken dönemde radyolojik değerlendirme biraz daha dikkat gerektirir. Bu nedenle radyoloji merkezinin geçirilmiş ameliyattan mutlaka haberdar edilmesi önemlidir.

Genel yaklaşım şu şekildedir:
Ameliyat öncesinde bazal mamografik değerlendirme yapılır.
Ameliyat sonrası ilk yıl içinde kontrol mamografisi önerilir.
Sonrasında ise yaş ve risk faktörlerine göre rutin tarama programına devam edilir.

Unutulmamalıdır ki meme küçültme ameliyatı, düzenli taramanın yerini tutmaz.

Yüksek Riskli Hastalarda Durum Farklıdır

Ailesinde meme kanseri öyküsü olan, BRCA mutasyonu taşıyan ya da yüksek risk grubunda yer alan kadınlarda yaklaşım farklıdır. Bu hastalarda meme küçültme ameliyatı, risk azaltıcı cerrahilerin yerine geçmez.

Gerçek anlamda risk azaltımı gereken durumlarda, iki memenin tamamının alınması anlamına gelen profilaktik mastektomi gibi işlemler gündeme gelebilir. Bu karar ise mutlaka multidisipliner bir değerlendirme ile verilmelidir.

Patolojik İnceleme Neden Önemli?

Küçültme ameliyatında çıkarılan tüm dokular ayrıntılı patolojik incelemeye gönderilir. Bu sayede;

  • Atipik duktal hiperplazi
  • Lobüler karsinoma in situ (LCIS)
  • Erken evre invaziv kanser

gibi riskli ya da erken dönem lezyonların saptanması mümkün olabilir. Bu durum, bazen hastalar için erken tanı avantajı bile sağlayabilir.

Meme küçültme ameliyatı:

  • Meme kanseri riskini artırmaz.
  • Bazı çalışmalarda riskin hafif azaldığı bildirilmiştir.
  • Kanserden koruyucu (profilaktik) bir cerrahi değildir.
  • Düzenli tarama programlarının yerine geçmez.

Özetle, meme küçültme ameliyatı kanser cerrahisi açısından güvenlidir. Ancak kanserden korunma amacıyla yapılmaz ve sonrasında rutin meme kanseri taramaları mutlaka sürdürülmelidir.

Cerrahi karar verirken temel amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Onkolojik güvenlik ise bu sürecin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Meme küçültme ameliyatı ve meme kanseri riski: Gerçekler ne söylüyor?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin