Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında, görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın da aralarında bulunduğu 5’i tutuklu 41 sanık savunma yaptı. 702 sayfalık iddianamede yer alan 26 ayrı iddia için hakim karşısına çıkan Böcek, suçlamaları reddetti.
“12 İlaç Kullanıyordum, 22’ye Çıktı”
Savunmasında duygusal anlar yaşayan ve ciddi sağlık sorunları olduğunu belirten Muhittin Böcek, cezaevi koşullarının kendisini zorladığını ifade etti. Böcek’in savunmasından öne çıkan başlıklar şunlar:
-
Sağlık Durumu: “Uyku apnesi, kalp, astım, prostat ve böbrek rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz’da 12 ilaçla girdiğim cezaevinde şu an 22 ilaç kullanıyorum.”
-
Tahliye Talebi: “Ben yaşamak istiyorum. Alnım açık, başım dik girdim. 9. aya giriyoruz, tedavi olmak için tahliyemi istiyorum.”
-
Beraat İnancı: “Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum.”
“Kimsenin Bir Kuruşunda Gözüm Yok”
Hakkındaki rüşvet, irtikap ve haksız mal edinme suçlamalarına tek tek yanıt veren Böcek, belediye bütçesini “namusu gibi koruduğunu” savundu.
“Hiçbir yakınımı zengin etmedim. 24 yıldır Antalya’da görev yapıyorum. 84,5 milyar liralık bütçeyi kimseye peşkeş çekmedim. Maddi olarak belediyeden gelecek bir gelire ihtiyacım yok, babamdan kalan mal varlığım ortadadır.”
İddianamedeki Şoke Eden Detaylar: 258 Milyon TL Müsadere Talebi
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede yer alan detaylar davanın boyutunu gözler önüne serdi:
-
Müsadere Talebi: Toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon TL olan; 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri ve 170 milyon TL nakit mevduatın müsaderesi isteniyor.
-
Gökhan Böcek İçin Şok İstem: Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek hakkında, resmi geliriyle uyuşmayan mal varlığı nedeniyle “suçu meslek edinen kişi” sıfatıyla ceza talep edildi.
-
Suçlamalar: “İcbar suretiyle irtikap”, “Haksız mal edinme” ve “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması”.
Seçim Kampanyası ve Lüks Harcamalar İncelemede
İddianamede, 2024 yerel seçimlerindeki reklam giderlerinin iş insanlarına fatura edildiği, bazı lüks taşınmazların ve araçların üçüncü kişiler üzerine tescil edildiği iddiaları HTS kayıtları ve MASAK raporlarıyla desteklendi. Muhittin Böcek ise bu iddiaları “ticari ilişkiler” ve “hediyeleşme” olarak nitelendirdi.
