10 Mayıs 2026 – ANKARA Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve vergiye ilişkin çok sayıda düzenleme içeren “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni değerlendirdi. Baran, teklifin üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve yabancı sermayeyi teşvik eden önemli başlıklar içerdiğini belirterek, düzenlemelerin ekonomik dengeye katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi. Ancak Baran, geçmiş tecrübelerin parça parça yapılan düzenlemelerin kalıcı fayda üretmediğini gösterdiğini vurgulayarak, “Vergi sisteminin bütünsel bir reformla ele alınması artık zorunluluktur” dedi.
“Parçalı düzenlemeler kalıcı fayda sağlamıyor”
Baran, yazılı açıklamasında yeni düzenlemelerin artan petrol fiyatları ve döviz ihtiyacına karşı ekonomiyi destekleyici nitelikte olduğunu ifade etti. Sanayi sicil belgesine sahip üreticilere sağlanan kurumlar vergisi indiriminin olumlu bir adım olduğunu belirten Baran, döviz ve altın girişini teşvik eden düzenlemelerin de kısa vadeli değil, uzun vadeli etki yaratması gerektiğini söyledi. Vergi sisteminin sürekli değişikliklerle yönetilmesinin hem mükellef hem de kamu açısından sürdürülebilir olmadığını dile getiren Baran, “Her yeni düzenleme sistemin başka bir alanında yeni bir ihtiyaç doğuruyor. Bu nedenle üretimi, yatırımı, ihracatı ve kayıtlı ekonomiyi esas alan bütüncül bir bakış açısı şart” değerlendirmesinde bulundu.
İş dünyasının yatırım planlarını uzun vadeli yaptığını hatırlatan Baran, sık değişen vergi mevzuatının öngörülebilirliği zayıflattığını, bunun da yatırım iştahını olumsuz etkilediğini kaydetti.
“Tek oranlı, sade ve güven veren bir yapı kurulmalı”
Baran, Türkiye’de halen yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu’nun 60 yılı aşkın süredir çok sayıda değişikliğe uğradığını, bunun mükellefler üzerinde ciddi uyum maliyeti oluşturduğunu söyledi. Kurumlar vergisinde de benzer bir tablo olduğunu belirten Baran, 20 yıl önce yapılan reformla oranların yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldüğünü ancak sonraki düzenlemelerle sistemin “yamalı bohçaya” döndüğünü ifade etti. Bugün yüzde 18 ile yüzde 30 arasında değişen farklı oranların uygulandığını hatırlatan Baran, “Vergi tekniği açısından zorunlu olanlar dışında tüm istisna ve muafiyetlerin kaldırıldığı, tek oranlı bir sisteme geçilmesi en uygun adım olacaktır” dedi.
KDV sisteminin sadeleşmesi gerektiğini vurgulayan Baran, devreden KDV’nin iş dünyasının finansman yükünü artırdığını, iade süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Dijitalleşen ekonomi karşısında Vergi Usul Kanunu’nun da güncellenmesi gerektiğini belirten Baran, mükellef haklarının daha güçlü şekilde mevzuata yansıtılmasının önemine dikkat çekti.
“Reform iş dünyasıyla istişare içinde yürütülmeli”
Baran, kamu alacaklarının tahsilinde uygulanan e-haciz işlemlerinin işletmelerin faaliyetlerini durma noktasına getirebildiğini belirterek, borç tutarını aşan bloke uygulamalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Vergi sisteminin sade, anlaşılır ve güven veren bir yapıya kavuşmasının hem kamu gelirlerini artıracağını hem de kayıt dışılığı azaltacağını söyleyen Baran, “Ekonominin tüm çarklarının uyum içinde dönmesi vergide adalet ve kapsayıcılıkla mümkündür” dedi.
Reform sürecinde iş dünyasının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Baran, kamu–özel sektör arasında güçlü bir istişare mekanizması kurulmasının Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını ifade etti.
