Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, Burhanettin Kocamaz’ın emniyette verdiği ifade de dosyaya girdi. Kocamaz ifadesinde, 14 Haziran’da kendisini Mersin Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak tanıtan bir kişi tarafından arandığını belirterek, şüphelinin kendisine “FETÖ operasyonunda sana ait kimlikler ele geçirildi. Bu kimliklerde başkalarının fotoğrafları var. Şüpheliler yurt dışından para getiriyor. Operasyon yürütüyoruz.” dediğini anlattı.
Şüphelilerin, operasyonun gizliliğini gerekçe göstererek kimseye bilgi vermemesini istediği öğrenildi.
Önce 2 milyon lira, ardından 10 kilo altın
Dosyaya göre Kocamaz, şüphelilerin yönlendirmesiyle önce verilen banka hesabına 2 milyon 375 bin lira gönderdi.
Daha sonra ise dolandırıcılar bu kez “Örgüt üyelerinden ele geçirilen altınlarla evindeki altınların eşleşip eşleşmediğini laboratuvarda inceleyeceğiz.” diyerek Kocamaz’ı ikna etti.
Bunun üzerine Kocamaz, Konutkent’teki evinden aldığı yaklaşık 10 kilogram altın, 68 bin dolar ve 1.900 euroyu çantaya koyarak Başkent Üniversitesi önünde buluştuğu kişiye teslim etti.
“Altınları kendi ellerimle teslim ettim”
Emniyetteki ifadesinde yaşadıklarını anlatan Kocamaz, “Konutkent’teki evimden çıkarak altınları ve parayı çanta içerisine koymak suretiyle Başkent Üniversitesi önünde bir şahsa teslim ettim.” dedi.
Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Kocamaz’ın şikâyeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Operasyonla 60 milyon liralık vurgun çözüldü
Soruşturma kapsamında parayı teslim alan suça sürüklenen çocuk B.T. yakalanırken, verdiği ifadeler doğrultusunda İstanbul’da Emre Çakmakcı da gözaltına alındı.
Operasyonda Kocamaz’a ait olduğu belirlenen yaklaşık 60 milyon lira değerindeki para ve ziynet eşyası ele geçirilirken, iki şüpheli “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
