Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, Dünya Aşı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, Covid-19 pandemisi sonrası toplumda artan aşı karşıtlığına dikkat çekti. Pandemi döneminde aşıların milyonlarca hayat kurtardığını hatırlatan Dr. Kılıç, buna rağmen süreç sonrasında “aşı yorgunluğu” ve güvensizlik oluştuğunu, özellikle çocukluk çağı aşıları ile grip aşısında belirgin bir düşüş yaşandığını ifade etti. Aşılamanın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Kılıç, “Aşılar sayesinde kontrol altına alınan hastalıklar yeniden kapımızı çalabilir” dedi.
Kılıç, çocukluk çağı aşılanma oranlarının düşmesinin kızamık, kızamıkçık, çocuk felci, boğmaca ve grip gibi hastalıkların yeniden yayılmasına zemin hazırladığını belirtti. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin aşı güvenini sarstığını söyleyen Kılıç, “Aşılar modern tıbbın en büyük başarılarından biridir. Aşı yaptırmak yalnızca kendimizi değil, yaşlıları, çocukları ve bağışıklığı zayıf bireyleri de korur” ifadelerini kullandı.
“Basit yaralanmalar bile risk oluşturabilir”
Aşısız bireylerde hastalıkların çok daha ağır seyrettiğini belirten Dr. Kılıç, tetanoz örneğini vererek, “Tetanoz aşısı olmayan kişilerde basit bir çivi batması bile hayati tehlike yaratabilir” dedi. Çocuk felcinin de tamamen aşı ile önlenebilir bir hastalık olduğunu hatırlatan Kılıç, aşısız çocukların ömür boyu sürebilecek fiziksel engellerle karşılaşabileceğini vurguladı. Rapel dozların önemine değinen Kılıç, “Aşılı bireyler hastalıkları çok daha hafif geçirir” diye konuştu.
Erişkin aşıları giderek daha kritik
Artan yaşam süresi ve kronik hastalıkların yaygınlaşmasıyla erişkin aşılarının öneminin arttığını belirten Kılıç, diyabet, kalp, akciğer, böbrek hastalıkları ve kanser tedavisi gören bireylerin risk grubunda olduğunu söyledi. İnfluenza A, pnömokok, RSV ve zona aşılarının hekim kontrolünde yapılmasının ciddi komplikasyonları önlediğini ifade etti.
“Toplumsal bağışıklık zayıflarsa sonuçları ağır olur”
Aşıların hastalığı tamamen engellemese bile ağır seyri büyük ölçüde önlediğini belirten Kılıç, “Aşılı bireylerde hastaneye yatış ve ölüm oranları belirgin şekilde azalır” dedi. Toplumsal bağışıklığın ancak yeterli aşılama ile sağlanabileceğini vurgulayan Kılıç, aşı tereddüdünün sürmesi halinde hem yeni salgınların hem de unutulmuş hastalıkların geri dönebileceğini söyledi.
“Aşı ihmali bulaşıcı hastalıkları geri getirir”
1980–2000 yılları arasında uygulanan aşı programları sayesinde birçok hastalığın neredeyse sıfırlandığını hatırlatan Kılıç, artan göç hareketleri ve küresel dolaşım nedeniyle bu hastalıkların yeniden görülmeye başladığını belirtti. Uluslararası seyahatlerde aşı kartı zorunluluklarının arttığını söyleyen Kılıç, özellikle çocukluk çağı aşılarının kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
