Tarihi Kentler Birliği (TKB) 2026 Yılı 1. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve TKB Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğinde Kocatepe Kültür Merkezi’nde başladı. Belediye başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı toplantı, tanıtım filmleri ve açılış konuşmalarıyla başladı. İki gün sürecek programda TKB’nin yürüttüğü çalışmalar, yeni dönem hedefleri ve 49 ilde hazırlanan 136 kültürel miras projesinin ilk etabı sunumlarla tanıtıldı.
TKB’nin yeni dönem yol haritası masada
Açılış konuşmasında Tarihi Kentler Birliği’nin yalnızca idari bir yapı olmadığını vurgulayan Mansur Yavaş, birliğin Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma iradesini temsil ettiğini söyledi. “Bu birlik, belediyelerin bir araya geldiği bir çatı olmanın ötesinde, ülkenin kent hafızasına ve ortak geleceğine sahip çıkma iradesidir” diyen Yavaş, farklı siyasi geleneklerden belediyelerin aynı amaç etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti.
Ankara’nın Millî Mücadele’nin karargâhı ve Cumhuriyet fikrinin doğduğu şehir olduğunu hatırlatan Yavaş, toplantının başkentte yapılmasının ayrıca anlam taşıdığını belirtti. TKB tarihinde ilk kez başlatılan “Tarihi Kentlerde Miras Seferberliği Proje Destekleri”nin yeni dönem çalışma anlayışının güçlü bir başlangıcı olduğunu ifade eden Yavaş, 33 mimarın katkısıyla yürütülen projelerin kültürel mirasın korunmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.
“Kültürel miras sahada korunur” vurgusu
“Kültürel miras masabaşında korunamaz” diyen Yavaş, sahada yapılan incelemelerin, belediyelerin ihtiyaçlarının yerinde görülmesinin ve ortak akılla çözüm üretilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların da kültürel sürekliliğin önemini ortaya koyduğunu belirten Yavaş, “Bir şehir yıkıldığında yalnızca binalar değil, hafıza da zarar görür” ifadelerini kullandı.
TKB Genel Sekreteri Oktay Özel, birliğin gücünün farklı şehirlerden gelen belediyeleri ortak sorumluluk etrafında buluşturmasından geldiğini söyledi. Eski Genel Sekreter Mahir Polat ise projelerin Anadolu’ya bir vefa borcu niteliği taşıdığını belirterek, kültürel miras çalışmalarının ortak değerler etrafında büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
