Dr. Necati Yalçın
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Abdurrahman Kaplan’ın Anadolu’dan Afrika’ya selamı

Abdurrahman Kaplan’ın Anadolu’dan Afrika’ya selamı

1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Afrika maskeleri süs eşyası olmaktan öte, Afrika kültürünün ve geleneğinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Her maske, nesiller boyunca aktarılan bir hikâye anlatır.

Maske yapımı, birçok Afrika kabilesinde saygı duyulan bir gelenektir ve kıta genelindeki insanların çeşitliliğini ve yaratıcılığını gösterir.

Genellikle ritüellerde, törenlerde ve festivallerde kullanılır ve insanların tarihleri ​​ve kimlikleriyle bağlantı kurmalarına yardımcıdır.

 

Afrika maske sanatı

Afrika maske sanatında maske bir yüz değil kimliktir. Maskeyi takan başka kişi olur, ruhlar ya da doğa güçleri konuşmaya başlar.

Afrika maskelerinde simetri ve ‘çirkin’ diyeceğimiz yüzler vardır ve onlar kutsaldır.

Çünkü amaç beğendirmek değil, korkutma, uyarma, iyileştirme veya berekettir.

Afrika maskeleri dans ve ritim ister.

 

Müthiş bir etkileşim başlıyor!

Avrupalı ressamlar Afrikalı maskelerle tanıştığında müthiş bir etkileşim yaşanacaktı.

Pablo Picasso, yüzü ‘güzel’ olmaktan çıkaracak, profili ve cepheden bakışı aynı anda gösterecekti.

Georges Braque, maskeden sert konturları ve geometrik sadeleşmeyi alacaktı.

Amedeo Modigliani’nin resimlerinde yüzler ve boyunlar uzayacak, badem gözler kapanacaktı.

Henri Matisse, maskelerle akademik anatominin gereksizliğini kavrayacaktı.

Paul Klee, çocuk resminin saflığını ve ritüelin ciddiyetini görecekti…

 

Abdurrahman Kaplan

Kaplan, son görüşmemizde,

” Şaşıracaksın!” dedi ve şaşırttı.

Yeni bir diziye başlamıştı.

‘Afrika kültürüne göndermeler’, ‘Afrika kültüründen yansımalar’ ve ‘Afrika ikonları ve maskeler’, Adına da karar vermediği, Afrika maskelerini işlediği resimlerine başlamıştı.

Daha şimdiden 6 tane üretmişti ve 40-50’ye çıkmayı düşündüğünü söylüyordu.

Yaratıcılıkta sınır tanımayan bu duayen ressam, uzun süren araştırma içeren hazırlığın sonunda üretkenliğini konuşturacak Afrika maskeleriyle buluşmuştu.

Yukarıda andığımız ressamlarda perspektifi yıkan, anatomiye kutsallığını kaybettiren, yüzü kimlik olmaktan çıkaran maskeler, Kaplan’ın son resimlerini serdiği tezgâhında yan yanaydılar.

Tezgâha bakarken fark etmemek zordu, bu bir başlangıçtı.

Kaplan bir Afrika safarisi başlatıyordu, renkli, geometrik ve egzotik.

Kaplan, çıkardığı safaride resmine yüklediği yeni bir kimlikle, kara kıtanın ritüellerine davetiye çıkarıyordu.

Maskelerine, Afrika’ya geometrik düzene uyumlu özgü materyalleri de ekleyerek maskelerin bağlamlından kopmasına izin vermeyeceğinin sinyallerini de veriyordu.

 

Picasso, Modigliani ve Kaplan

Picasso ve Modigliani, Afrika maskelerini aynı kapıdan girerek almışlardı ama adeta iki zıt yönde yürümüşlerdi.

Yüzü parçalayan, gözlerin yerini değiştiren veya profil ve cepheyi aynı anda gösteren Picasso, bilinçli bir yıkıma imza atmıştı.

Afrika maskelerinde dinginlik, kapalılık veya içe dönüklük gören Modigliani ise o suskun kudretten etkilenmişti.

Yani, biri kapıyı kırarken, diğeri kapıyı sessizce kapatmıştı.

Picasso,

“Bak bana!” derken, Modigliani

“Bakmasan da olur.” diyordu.

Kaplan maskelerdeki delici gözlerle, izleyiciyi resmin içine çekiyor ve bambaşka bir iş başarıyor:

“Baksan da bakmasan da benimlesin!” diyor.

Afrika maskelerinin, yazının başında değindiğimiz amaçlarından korkutma, uyarma, iyileştirme veya berekete saygıyla yaklaşıyor, ayrıca renk, biçim ve formla beğendirmeyi de hedefe koyuyor. Her türlü detaya her zaman yaptığı gibi özen göstermeye, paspartu oyunları yapmaktan da geri durmuyor.

Ayrı ayrı kesip boyadığı katmanlarla yarattığı maskelere kıvrılan, dalgalanan renkli şeritleri veya lekeleri katıyor ama birbirine karıştırmıyor. Çizgiler net. Maskeler, kıvrılan, dalgalanan renkli şeritler veya geometrik şekillerle ait olduğu Afrika’daki ortamın ritmini, sesini ve nefesini buluyor.

Kaplan’ın resimlerine bakmak bir ‘seyir’den çıkıyor, ‘karşılaşmaya’ dönüşüyor.

Sözün özü Kaplan, kendine has tekniğiyle Picasso ya da Modigliani’nin geçtiği yollardan bilinçli olarak sapıyor ve ‘etkilenmeden’ çok ‘meydan okuyor’.

Kaynaklar

* Abdurrahman Kaplan ile söyleşi (19.02.2026)

* ‘African Art: The First Form of Cubism’, https://www.thecollector.com/african-art-the-first-form-of-cubism/

* ‘African Influences in Modern Art’, https://www.metmuseum.org/essays/african-influences-in-modern-art

* ‘Art of African Masks’, https://www.vilasart.co.uk/art-of-african-masks/

* ‘Historical Influence of African Art in the Modern Art Movement’, https://www.artdex.com/historical-influence-of-african-art-in-the-modern-art-movement/

* ‘Picasso’s African Masks and Inner Mysteries’, https://artandicon.com/2024/11/11/picassos-african-masks-and-inner-mysteries/

* ‘Picasso’s African-influenced Period – 1907 to 1909’, https://www.pablopicasso.org/africanperiod.jsp

* ‘Problematic Matisse: Large Decoration with Masks’, https://thestorybehindthefaces.com/2019/02/24/problematic-matisse-large-decoration-with-masks/

* ‘Sculpture and Painting: Modigliani and African Art’, https://www.artmajeur.com/en/magazine/5-art-history/sculpture-and-painting-modigliani-and-african-art/332401

* ‘The Influence of Tribal Masks on Cubism’, https://dickcrispo.com/blog/the-influence-of-tribal-masks-on-cubism/

* ‘Was Picasso Really Inspired by African Art? A Century-Old Debate Reignites’, https://news.artnet.com/art-world/was-picasso-really-inspired-by-african-art-a-century-old-debate-reignites-2672344

Abdurrahman Kaplan’ın Anadolu’dan Afrika’ya selamı
+ - 1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

1 Yorum

  1. 23 Şubat 2026, 22:17

    Güzel bir yazı-çizi -boyama ortaklığı yazıyı zevkle okudum. Abdurrahman 65 yıllık arkadaşım. sevgili Necati kardeş çok güzel özetlemiş onun resim serüvenini. kutluyorum her ikisini de

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin