Sözcüklerle dans edebilmenin en güzel yolu; onları doğru yer ve zamanda, doğru şekilde kullanma becerisi edinmektir, denir.
Kelimelerin sihri, onlara anlam katan yaşanmışlıkların hikâyesinde buluşmalarıdır. Aslında bir “Ah!” çekersiniz hastane koridorunda; aldığı biçim; anlam, yer ve zamanı ile bedensel acının izlerini taşır. Bir “Ah!” çekersiniz doksanlı yaşların eşiğinde, bir deniz kenarında, teknenin ucunda… Sizi götürdüğü yer; içerdiği anlam, yer ve zaman ile bambaşka bir biçim alır.
Sürükleyiverir ilk gençlik yıllarına; yaşanmışlıklar kadar yaşanmamışlıkların izlerine de rastlanır bu serzenişte. Yazmak da böyle bir şeydir aslında; tarihe iz bırakmak gibi, dünün tanıklığını yarına taşımak gibi…
Yakında Biyolog Birsel’in kaleminden, söyleşi tadında yazılarda buluşmak üzere…
